22 02 2011

KURAN KISSALARI

             Kuran'ı kerimde kıssa şeklindeki anlatım tarzı önemli bir yer tutmaktadır.Kuran üzerinde kafa yoran herkes bu kıssalar hakkında çeşitli yorumlarda bulunmuştur. Bu yorumları iki gurupta toplamak mümkündür.1.tefsir kitaplarımızın çoğunda gördüğümüz üzere kıssaları tarihte yaşanmış bir olaya indirgeyerek bir kahramanlık hikayesi biçiminde içi israiliyatla doldurulmuş köy odalarında kış geceleri anlatılan masallar şeklinde gören klasik anlayış. 2. bu anlayışlara karşı çıkarak kıssaları günümüze taşımak adına ama bu kıssaların tarihte yaşanmışlığının öteleyerek sadece sembolik anlatımlar olarak anlaşılması gerektiğini savunan anlayış. Bizim üzerinde durmak istediğimiz 2. anlayıştır. Üzerinde durmak istememizin nedeni ise günümüzde "kuran merkezli anlayış" sloganı ile yola çıkarak şarampole yuvarlanan bazı kişilerde bu yuvarlanmanın sebeblerinden biri olarak kuran kıssalarına bu şekildeki bir  bakış açısıdır.Geleneksel kuran anlayışlarındaki yanlışlara karşı çıkarak geliştirilen "kuran merkezli anlayış" sloganı maalesef içi tam doldurulmayarak  neredeyse geleneksel anlayışlara rahmet okutacak şekilde uçuk yorumlara varmıştır.Maalesef bu yorumlar sadece kuran kıssalarına değil kuranın tamamına uygulandığını görmekteyiz. Bu modernist anlayışların kaynağına baktığımız zaman avrupada "pozitivizm" akımın incildeki mitolojik ifadelerden dolayı onun hayattan çıkarılması düşüncesine karşlık ortaya atılan "Rudolf bultmann" adlı hıristiyan ilahiyatçı tarafından ortaya atılan"kutsal kitapların mitolojiden arındırılması" projesinin kuranada uygulanması gerektiğini savunan kafalarını, kuran dışı düşünceye kiraya veren fakat kendisini kuran merkezli düşündüğünü sanan bazı taklitçilerin  bu teori  doğrultusunda kuran kıssalarını yorumlamaya  çalıştıklarını görmekteyiz.İslam dünyasına baktığımız zaman "Muhammed abduh", "reşid "rıza" halefullah"  muhammed esed " gibi isimlerin ortak yönlerinin kuran kıssalarına bakışlarının aynı olduğunun görmekteyiz.Bu kişilerdeki bakışın  sebeblerini araştırdığımız  zaman islam dünyasının geri kalmışlık psikolojisinin ezikliğini hissederek batının düşünce tekniklerini  uygulayarak kuranı anlamak olduğunu görmekteyiz.Onlar bu düşüne tekniğini ilk önce kuran kıssalarının vaki olmadığı ve onların sembolik bir anlatım şekli olduğu ve "determinist" bir anlayışla Allah azze ve cellenin kainatın gidişatını, tabiri caizse otomatik pilota bağladığı ve bunun dışında bir müdahelesi olamayacağını savunmalarıdır.                   Peki o zaman kuran kıssalarına doğru bakış açısı nedir ? diye bir soru akla    gelmektedir . Cevap olarak derizki kuran kıssalarını doğru anlamanın yolu öncelikle kuranın tamamını doğru  anlamaktan geçer kuran merkezli düşünmenin yoluda  o düşüncenin temelini kurandan almaktır . Kuran merkezli düşünüyorum deyipte kafayı hıristiyan teorisyenlerinin yada oryantalizmin etkisinde kalarak hind alt kıtasında başını seyyid ahmed hanın başını çektiği   düşünceleri taklit ederek kurana yaklaşmanın sonucunu bugün arabasını şarampole devirmiş fakat farkında bile olmayan sarhoş sürücüler misalinde görmekteyiz. Derdimiz sadece bu yanlış anlayışları ortaya koyarak bu kişilerin dedikodusunu yaparak vakit geçirmek olmamalıdır.Böyle düşünce içinde olan kişileri islam dairesinden atarak orada rahat rahat  kendimiz oturmak gibi bir düşüncemizde yoktur.Birbirimizin yanlışını gene ölçüyü kurandan alarak görmemiz ve nahl suresi 125, ayeti ve benzer ayetler ışığında rabimizin yoluna güzel sözle birbirimizi çağırmalıyız.                                                                                                                                                                                                    Kuran kıssaları konusunda yazımızın başında belittiğimiz 1.bakış açısı, bizim için kıyamete kadar geçerli olan bir hayat kitabı olan    kuran için o kitabın içinde bize kıssa şeklinde anlatılanlara bakışımız onları ne tarihte olmuş geçmiş hikayeler şeklinde nede bu 1. anlayışa karşı olarak geliştirilmeye çalışılan "biz bu kıssaları günümüze taşıyarak anlamaya talibiz "  şeklinde bir söylemin anlama yöntemi olan bu kıssaları yaşanmış olaylar olarak değilde bize kıssa şeklinde  anlatılan  sembolik olaylar olduğu yönünde bir anlayıştır.                      Kuran kıssalarını , tarihi kıssalar ve temsili kıssalar şeklinde ele alarak ayırmak bize kıssaları doğru anlamda yardımcı olacaktır. tarihi kıssalardan kastımız bize kuranda isimleri bildrilen resullerin kavimleri ile olan tevhid mücadelesinin anlatıldığı kıssalar, temsili kıssalardan kastımız bize isimleri ve nerede yaşandığı bildirilmeyen fakat bahçe sahiplerinin kıssası örneğinde gördüğümüz gibi kıyamete kadar yaşanacak olan mallarındaki fakirlerin olan hakkı vermeyip cimrilik yapan ve böylece ahirette helak olacak kişilerin akıbetinin bizlere önceden haber edilmesi gibi kıssalardır.

                  Kuran kıssalarındaki anlatım uslubuna baktığımız zaman muhatabına  kuranın değişik ayetlerinde bildirlen ,  rabbimizin bir iddiası şelinde gelen gözümüzle görmediğimiz ahiret azabının görsel olarak bizlere anlatılışını görürüz.Allah azze ve celle  kuranda  bize   bildirdiği ölümden sonraki hayatıda bazı kıssalar  vasıtası ile bildirmektedir.Kuran kıssaları sadece tek  bir  taraftan bakılarak anlaşılacak   kıssalar değildir, o kıssadaki her kişinin gözü ile baktığımız  zaman bize ayrı ayrı bakış açısı sağlar.   Örnekleyecek olursak kehf suresindeki musa as ve salih kul kıssasındaki olaya musa as.ın yardımcısının gözü ile bakacak olursak ayrı bir bakış açısı ,musa as gözü ile bakacak olursak ayrı bir bakış açısı, salih kulun gözü ile baktığımızda ayrı bir bakış açısı kazanırız.Kuran kıssalarında bize anlatılan şahsiyetleri bir tarihi şahsiyet olarak değilde örnek alınacak  prototip şahsiyetler olarak gördüğümüz zaman kuran kıssalarının bize bakan yönünüde anlamış sayılırız.                    Kuran kıssalarının  görsel anlatımı ağırlıkta olan bir  yönü vardır. Bu yönü daha iyi görmek için kuran kıssalarının içine girerek anlamak yerine bir sinema veya tiyatro eseri izler gibi üçüncü sahıs olarak dışardan bakmak daha doğru olacağı kanaatindeyim. Şöyleki bir sinema veya tiyatro eseri izlerken bizim için oyuncuların şahsiyetleri değil rolleri ön plana çıkmakta ve bu canlandırdıkları roller bizim için  o kişinin şahsiyetini ikinci plana atmaktadır. Kıısalarıda bu şekilde bir anlamaya tabi tuttuğumuz zaman o kıssadaki olayın bize ne anlattığını daha iyi anlamış oluruz. Bu yazımız kuran kıssalarına bir giriş olduğu için inşaallah bundan sonraki kuran kıssaları ile ilgili yazılarımızda bu anlama yöntemine bağlı kalarak kuran kıssalarını teker teker ele almaya gayret edeceğiz., ne geleneksel anlayışınışığında bakarak tarihi bir hikaye olarak, nede modernist anlayışın ışığındabakarak yaşanmamış sembolik olaylar olarak      görmek yerine yaşanmışlığını ötelemeden günümüzde kıssaların bizim için ne ifade etmesi gerektiğini sizlerle paylaşmaya gayret edeceğiz.Gayret bizden tevfik Allahtandır .                                                                   

414
0
0
Yorum Yaz