18 01 2011

ÖLÜM İLE DİRİLİŞ ARASININ KURANDA ANLATIMI

 Ölüm ile diriliş arası yada çoğunluğumuzun dilinde dolaştığı kabir ahvali kuranda nasıl anlatılıyor? bunu öğrenmek için ilgili ayetlerin üzerinde biraz tefekkür etmek gerekir.Bildiğimiz gibi rabbimizin bize en büyük haberi ölümden sonra diriliş haberidir.bununla ilgili ayetler kuranın birçok ayetinde mevcuttur ve bu konu imanın şartlarındandır.Ancak ölüm ile diriliş arasındaki kabirlerde bekleme zamanı ile ilgili bize rivayetlerde bildirlen haberlerin kuranla bir bağının olmadığını görüyoruz. bazı kardeşlerimiz ayet yok ama hadis var sen bu hadislere inanmıyormusun ? sözlerine karşılk  cevabımız"ZAN ÜZERİNE İTİKAD KURULURMU?" isimli yazımızdadır.                                                                                                                                                                                 Bazılarımızın       zannettiğinin aksine  rabbimizin ölümden sonra diriliş iddiası kuranda ispatı yapılmamış sadece bir iddia olarak      kalan bir şey değildir.     Aksine aynel yakin olarak kullarına ispat ettiği bir iddiadır dilimizde yaygın olan "idda ispat  ister" sözününde burada uygulandığını görmekteyiz. ve bu ayetlere baktığımız zaman ölüm ve diriliş arasındaki zamanında nasıl geçtiğini rabbimiz bize bildiriyor. bakara suresinin 258.259.260. ayetlerine bir bakalım.

  002.258] [DI] Allah kendisine mülk verdi diye İbrahim ile Rabbi hakkında tartışanı görmedin mi? İbrahim: «Rabbim, dirilten ve öldürendir» demişti. «Ben de diriltir ve öldürürüm» dedi; İbrahim, «Şüphesiz Allah güneşi doğudan getiriyor, sen de batıdan getirsene» dedi. İnkar eden şaşırıp kaldı. Allah zulmeden kimseleri doğru yola eriştirmez.


  [002.259] [DI] Yahut altı üstüne gelmiş bir kasabaya uğrayan kimseyi görmedin mi? «Allah burayı ölümünden sonra acaba nasıl diriltecek?» dedi. Bunun üzerine Allah onu yüz yıl ölü bıraktı, sonra diriltti, «Ne kadar kaldın?» dedi, «Bir gün veya bir günden az kaldım» dedi, «Hayır yüz yıl kaldın, yiyeceğine içeceğine bak, bozulmamış; eşeğine bak ve hem seni insanlar için bir ibret kılacağız, kemiklere bak, onları nasıl birleştirip, sonra onlara et giydiriyoruz» dedi; bu ona apaçık belli olunca, «Artık Allah'ın her şeye Kadir olduğuna inanmış bulunuyorum» dedi.  


  [002.260] [DI] İbrahim: «Rabbim! Ölüleri nasıl dirilttiğini bana göster» dediğinde, «İnanmıyor musun?» deyince de, «Hayır öyle değil, fakat kalbim iyice kansın» demişti. «Öyleyse dört çeşit kuş al, onları kendine alıştır, sonra onları parçalayıp her dağın üzerine bir parça koy, sonra onları çağır; koşarak sana gelirler. O halde Allah'ın güçlü ve Hakim olduğunu bil» demişti. 


  Dikkat edecek olursak bu  üç ayetteki ortak konu ölümden sonra  dirilme konusudur. ilk ayette ibrahim as ın bir bir iddiası ikinci ayette  virane bir beldeye uğrayan kişinin Allah  burayı nasıl diriltecek diye sorması ve karşılığında 100 yıl ölü kalıp sonra dirilmesini görüyoruz.  ve burada dikatimizi çeken bir konu daha var"NE KADAR KALDIN" sorusu bu soruyu kıyamet günü kabirlerinden kalkanların birbirlerine sorduklarını görüyoruz. ve cevap olarak"BİRGÜN VEYA BİRGÜNDEN AZ" sözünü gene kıyamette kabirlerinden kalkanların birbirlerine sorduklarını görüyoruz.ismini bakara kıssasından alan bu surede 002.073] [DI] "«Sığırın bir parçasıyla ona vurun» dedik. İşte böylece Allah ölüleri diriltir ve aklınızı kullanasınız diye size ayetlerini gösterir." ayetindende ölümden sonra dirilişin dünyadaki provasını görmekteyiz.Aynı şekilde isa as  verilen ayetlerden biride ölüleri Allahın izni ile diriltmesidir. 


  Ölümden sonra dirilmenin dünyadaki provalarından birinide ashabı kehfin kıssasının anlatıldığı kehf suresinde görüyoruz."[018.019] [DI] Birbirlerine sorsunlar diye onları uyandırdık. İçlerinden biri: «Ne kadar kaldınız?» dedi. «Bir gün veya daha az bir müddet kaldık» dediler. «Ne kadar kaldığınızı Rabbiniz daha iyi bilir. Paranızla birinizi şehre gönderin, sakın sizi kimseye duyurmasın» dediler."Bakara suresi 259. ayetinde gördüğümüz gibi aynı şekildeki  soruyu görüyoruz."NE KADAR KALDINIZ? cevap BİRGÜN VEYA DAHA AZ MÜDDET KALDIK"  


  Bakara 259 ve kehf 19 ayetlerinde bize dünyada provası gösterilen ölüm ile diriliş arasındaki ahvali gerçek olarak göreceğimiz kıyamet sonrası kabirlerinden kalkanların birbirlerine soracaklarını da görüyoruz   .    

 [010.045] [DI]" Onları toplayacağı kıyamet günü, sanki gündüz, birbirleriyle sadece tanışacakları bir saat kadar kalmış gibidirler. Allah'ın karşısına çıkmayı yalan sayanlar kaybetmişlerdir "                 

017.052] [IK] "O, sizi çağırdığı gün; hamdederek davetine uyarsınız. Ve çok az kalmış olduğunuzu zannedersiniz."
  020.102] [DI] Sura üflendiği gün, işte o gün, suçluları gözleri korkudan göğermiş olarak toplarız                                          

 020.103] [DI] «Siz  sadece on gün eğleştiniz» diye, aralarında saklı saklı konuşurlar                                                                             

020.104] [DI] Aralarında konuştuklarını Biz daha iyi biliriz. En akıllıları: «Sadece bir gün eğleştiniz» der.
  023.112] [DI] Allah onlara yine: «Yeryüzünde kaç yıl kaldınız» der.
  [023.113] [DI] «Bir gün veya daha az bir süre kaldık, sayanlara sor» derler                

023.114] [DV] Buyurur: Sadece az bir süre kaldınız; keşke siz (bunu) bilmiş olsaydınız                [030.055] [DI] Kıyamet koptuğu gün suçlular sadece çok kısa bir müddet kalmış olduklarına yemin ederler. Böylece onlar dünyada da aldatılıp haktan  döndürülüyorlardı

[036.052] [DI] 36.52«Vah halimize! Yattığımız yerden bizi kim kaldırdı?» derler. Onlara: «İşte Rahman olan Allah'ın vadettiği budur, peygamberler doğru söylemişlerdi» denir. 


 Yukarda mealini verdiğimiz ayetlere baktığımız zaman gözümüze çarpan en önemli nokta ölmüş olanların kalktıkları zaman birbirlerine sordukları sorudur . Cevap olarakta çok kısa bir müddet kaldıkalarını söylemeleridir acaba kabirleirnde azap gören kişiler olsalar bu cevabı verirlermiydi? hepimize malum olduğu gibi sıkıntılı bir halde geçen zaman bize çok uzun gelir dolayısıyla sıkıntılı bir durumda olsalar günler aylar geçmek bitmedi neler çektik kabirlerimizde gibi sözler demezlermiydi .kuran ayetlerinin bize bildirdiğinden anladığımıza göre ölüm ile diriliş arası kabirlerde geçen zaman ölülerin hesaba çekilmelerini bekleme dönemidir ve bu dönem içinde herhangi bir azap yada mükafat sözkonusu değildir.            

Kuranda kabir azabı ile  ilgili  delil getirilen  tek  ayet mümin suresinin 46. ayetidir                  [040.046] [DI] Onlar, sabah akşam ateşe sunulurlar. Kıyamet çattığı gün, «Firavun'un adamlarını azabın en ağırına sokun» denir.Bu ayete geçmeden önce naziat suresi 15.26 ayetleri arasındaki musa as ile firavn kıssasını okumamız gerekmektedir.25. ayette rabbimiz mealen "Allah onu, (herkese ibret olarak) dünya ve ahiret azabıyla cezalandırdı" buyurmaktadır.Diğer ayetlerden firavunun denizde boğularak dünyadaki cezasını gördüğünü bilmekteyiz.mümin suresi 46. ayettede ahiretteki cezasını görmekteyiz. 


  Bu ayetide ayet içi takdim tehir metodu ile okuduğumuz zaman konu açıklığa kavuşmakta ve kabir azabı ile bir ilgisi olmadığı ortaya çıkmaktadır takdim tehir metodu ile ayetin meali şöyledir    " KIYAMET GÜNÜ ÇATTIĞI GÜN FİRAVUNUN ADAMLARINI AZABIN EN AĞIRINA SOKUN DENİR . ONLAR SABAH AKŞAM ATEŞE SUNULURLAR" şeklindedir, bu ayetlerden anlamaktayızki kuranda kabir azabı ile ilgili en ufak bir işaret bile yoktur.ve dolayısıyla kabir azabı ile ilgili olarak getirilen hadisler kurana uymamaktadır.EN DOĞRUSUNU ALLAH BİLİR .                                                                        

3019
0
0
Yorum Yaz